Oku oku oku!
Yok yahu kitap değil, okul. Aslı "eğitil eğitil eğitil!" tabi ama tunçtan çekiç yapan atalarından Müteferrika mucizesiyle kurtulduğunu sanasın diye böyle gireyim dedim.
Allah seni inandırsın (mümkün değil benim gücüm yetmez) kendimi bildim bileli öğrenciyim. Okula gider gelirim. Eğitim, bilinçlenme, öğrenme sürecinde olduğumu sanırdım sürekli. Herkesin bir üniversite bitirdiği gün, memleketin kurtulacağı gün olacaktır diye düşünürdüm hep.
Sonra dönüp ilkokul yıllarıma baktım. Nasıl da öğrenmişim hayatın dilini. Önce alfabe sonra fişler. Resmî günlerde boyadığımız caf caflı afişler. Levhalar arasında bir hayat. Sürekli emreden kurallar. Ve izi hâlâ durur omuz başıma yakın, itaat kültürünü aşı haftaları.
Bir uzun adım ile üniversite yılları... Alabildiğine özgürsün, çalabildiğine hür. Sınıfta hocaya mahkumsun, sınavda gözetmene. Kampüste kameralar var. Yanındaki kızı herkesin gözü önünde öpebilmek bir hayat belirtisiyse yaşıyorsun. Görünmeyen çizgilerin var, geçemiyorsun ötesine. Ve hâlâ bir ahlaksız olayda korkuyorsun şahit yazılmaktan. Sen, sen seçilene kadar özgürsün. Sıranın sana gelmediğini her görüşünde seviniyorsun içten içe.
İşte olduğu olacağı bu. Bir kurulu düzeni anlamakla meşgul et ki, sorgulamaya fırsat bulamasın. Sinüs dalgasını eğimden tahmin etmek bir yana, marketten aldığım reçel bozuk çıkarsa ne yapmam gerekir? Devreye direnç bağlayıp kısa devreyi engelledim de, 3 ay oldu hâlâ gelmedi garantiden telefonum, haklarım neler? Ve tamam, yaraya diş macunu sürülmez, göz kolonya ile temizlenmez. Ama sen bana söyle be hocam, hiperpolü öğrenmekle bulabilecek miyiz bu töre cinayetlerinin sonunu?
Derste öğrendiğini sokakta, caddede, mahallede uygulayamayınca tuhaf oluyor insan. Enflasyon, menflasyon, kriz, parite, endeks tamam da, biz para çiğnemiyorduk neden aç kaldık? Buğdayın stopaj ile ne ilgisi var? Ah be hocam benden de cahilsin sen. En azından ben hiçbir şey bilmiyorum, sen bildiğini sandığın şeylerde külliyen yanılıyorsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder